Tüm Ürünlerde Kargo Bizden

Kahve Yetişen Bölgeler-Amerika

Kahve yetişen bölge topraklarına çıktığımız yolculukta ilk durağımız olan Afrika’dan sonra rotamızı verimli Amerika kıtasına doğru çeviriyoruz ve Dünya kahve ticaretinin önemli bir tedarikçisi olan bu uçsuz bucaksız toprakların hikayelerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Amerika kıtasıda yer alan, “The Bean Belt” yani yengeç ve oğlak dönenceleri içerisinde yer alan ve kahve yetiştiriciliği için uygun iklim koşullarına sahip bölgede yer alan 15’den fazla ülkede kahve üretilmektedir. 

Geçmişe dönersek, dönemin yolculuk şartları ve uzaklığı açısında kahvenin Amerika’ya ulaşması oldukça zor olmuş. Kahve, ilk kez 1668 yılında Kuzey Amerika’ya ulaşmış ve 1696’da New York’ta “The King’s Arms” adında ilk kahvehane açılmıştır. Peki ilk kahve tohumları ne zaman toprakla buluşmuş derseniz de 1700’lü yılların Brezilya’sına doğru uzanmamız gerekir.

BREZİLYA

150 yılı aşkın bir süredir dünyanın en büyük kahve üreticisi olan Brezilya, günümüzde dünya kahvesinin yaklaşık üçte birini üreten ülke unvanını da elinde tutmaktadır.

Brezilya kahvesinin hikayesi ilginç bir efsaneye dayanır. Takvimler 1727’yi gösterdiği sırada Francisco de Melo Palheta adlı Portekizli bir teğmen kahve tohumlarını valinin eşi için yaptırdığı bir çiçek buketinin içine yerleştirip sınırdan geçirdi ve Brezilya’daki ilk kahve ağacının ülkenin kuzeyindeki Para bölgesine dikilmesini sağladı. Ekilen bu tohumlar kahve üretiminin temelleri oldu ve bahçeden bahçeye ülkenin güneyine doğru yaygınlaştı.

Kahvenin ticari üretimi başlangıçta Rio de Janeiro'ya nispeten yakın olan Paraiba Nehri çevresinde başladı. Bu bölge sadece arazi ideal olduğu için değil, aynı zamanda da Rio de Janeiro'ya yakınlığından dolayı ihracatı kolaylaştıracağı için de üretim için oldukça uygundu. Orta Amerika'da gelişen daha küçük kahve çiftliklerinin aksine, Brezilya'nın ilk ticari çiftlikleri oldukça geniş alanlara yayılmıştı.

Kahve üretimi 1820 ve 1830 yılları arasında patladı ve Brezilyalı kahve severlerin talebi bir yana geniş küresel pazarı da ciddi anlamda beslemeye başladı. 1830’lu yıllara gelindiğinde Brezilya Dünya kahve üretiminin neredeyse %30’unu oluşturuyordu. Arzdaki büyük artış, kahvenin küresel fiyatında bir düşüşe neden olsa da 1840'a kadar Brezilya’nın payı %40’lara  kadar yükseldi.

Yedi eyalete yayılmış 14 büyük kahve üretim bölgesine sahip olan Brezilya, geleneksel ve deneysel kahve yetiştiriciliğinin merkezidir. Günümüzde, üretici pek çok ülkeden farklı olarak Brezilya’da kahvelerinin büyük bir kısmı hasat sonrasında güneşte kurutularak işlenmektedir. 1990'ların başında Pulped Natural Process'in tanıtılması kahvenin kalitesinin ciddi anlamda iyileştirilmesine yardımcı olmuştur ve düşük asiditeye sahip, artırılmış gövdeli çekirdekler ön plana çıkmıştır.

Ülkedeki ana kahve bölgelerinde Bahia, Chapada Diamantina, Cerrado, Minas Gerias, Sao Paolo tarlaları ön plana çıkarken, hasat dönemi genellikle Mayıs-Eylül ayları arasındadır.

Brezilya kahveleri yukarı da belirttiğimiz üzere düşük asidite ve güçlü bir gövde sunarken genellikle çikolata ve karamelden gelen yoğun bir tatlılık ve temiz aromalar içermektedir. Kremamsı gövdesi sayesinde aromalı kahve yapımında sıkça tercih edilen Brezilya kahvesi, hafif yapısı sayesinde espresso bazlı çoğu içecek için baz olarak da değerlendirilir.

KOLOMBİYA

Kahvenin ilk olarak 1723'te Jesuits’ler tarafından Kolombiya'ya tanıtıldığı düşünülmektedir. Bu tarihlerden itibaren ülkenin çeşitli bölgelerine ticari bir ürün olarak yavaş yavaş yayılsa da 19. yüzyılın sonuna kadar bugünkü öneminden oldukça uzak bir ürün çeşidiydi.

Kahve endüstrisinde pazarlamanın ve marka oluşturmanın değerini nispeten erken anlayan Kolombiya’da Federación Nacional de Cafeteros (FNC- Colombia Ulusal Kahve Yetiştiricileri Federasyonu) tarafından 1958 yılında “çiftçi Juan Valdez ve katırı” bir sembol olarak ön plana çıkarıldı. Yıllar içinde üç farklı oyuncu tarafından canlandırılan bu simgesel karakter, kahve poşetlerinde ve çeşitli reklam kampanyalarında yer aldı ve Juan Valdez, özellikle ABD'de bir tanınma noktası haline gelerek Kolombiya kahvesine değer kattı.   Bu da "Dağda Yetiştirilen Kahve" ve "%100 Kolombiya Kahvesi" gibi pazarlama elementlerini başarıyla kullanan Kolombiya'nın tüm dünyadaki tüketicilerin zihninde ayrı bir yere sahip olacağı anlamına geliyordu.

Coğrafi açıdan mükemmel yetiştirme koşullarına sahip olan Kolombiya, dağlık bölgeleri ve verimli toprağı ile kahve bitkisinin kolayca mahsul vermesini sağlar.  Kolombiya'da bilinen pek çok yetiştirme bölgesi vardır ve etkileyici çeşitlilikte kahveler üretilir. Cauca, Tolima, Huila, Valle Del Cauca, Quindio bu bölgelerden sadece bir kaçıdır. Bölgeden bölgeye dönemleri değişkenlik gösterse de ülke genelinde yılda iki kez hasat yapıldığı görülmektedir.

Kolombiya kahveleri, çikolata ve şeker gibi tatlı aromalarının yanı sıra yoğun tatlı meyve lezzetleri sunmaktadır. Öte yandan, bölgeler arasında geniş bir lezzet yelpazesi olduğunu söylemek de mümkündür.

COSTA RİCA

Kahve üretimine göz atıldığında Kosta Rika'nı hikayesi 19.yy’ın başlarına dayanmaktadır. 1821'de İspanya'dan bağımsızlığı ilan edildiğinde, hükümet üretimi teşvik etmek için üreticilere ücretsiz kahve tohumları vermiştir ve o sırada Kosta Rika'da yaklaşık on yedi bin ağaç olduğu belirtilmektedir.

Üretime desteğini devam ettiren hükümet, 1825 yılında da kahveyi belirli vergilerden muaf tutarak tanıtımını sürdürmeye devam etmiş ve ilk gerçek ihracat 1832'de yapılmıştır.

1846-1890 yılları arasında yani yaklaşık elli yıl boyunca ülkenin tek ihracatı kalemi olan kahve, ülkeyi Atlantik'e bağlayan ilk demiryollarının oluşturulması ve San Juan de Dios Hastanesi, ilk postane ve ilk devlet matbaasının finansmanı gibi altyapıyı hızlandıran bir ürün olma özelliğini taşımaktadır. Ulusal tiyatro, ilk kütüphaneler ve Santo Tomás Üniversitesi ile birlikte kültürel gelişim üzerinde de yine kahve endüstrisi etkilidir.

Gelelim bölge kahvelerinin özelliklerine. Kosta Rika geçmişten bugüne kahvelerini üretim yapılan bölgelerin adı ile pazarlamakta başarılı olmuştur. Bugün en çok üretim yapılan bölgelerin arasında Central&West Walley, Tarrazu, Tres Rios, Orosi ve Brunca gibi yerleri sayabiliriz. Ekim ayından Mart sonuna kadar hasat yapıldığını gördüğümüz Kosra Rika’nın kahvelerinde hafif gövde, kırmızı meyvelerden gelen temiz ve tatlı notalar ön plana çıkmaktadır.

GUATEMALA

Kahvenin Guatemala’ya ilk kez 1700’lü yıllarda geldiği söylense de bu tarihlerde ticari anlamda pek de ilgi görmediği kesin. Bununla birlikte, 1800’lü yıllarda kimyasal boyaların icadı ve üretimiyle beraber bu boyaların Avrupa’ya hızla yayılması ile Guatemala’nın temel ihracat ürünü olan indigo otu ticaretinin çökmesi, başka bir pazar arayışına neden olmuştur. Bu yıllarda ülkede yarım milyondan fazla kahve ağacı dikilmişti bile. Ertesi yıllarda iki üç katına çıkan kahve üretimi ve ihracatı, kısa sürede Guatemala kahvesinin tüm dünya tarafından bilinmesini sağladı.

1845'te kahve üreticileri için eğitim materyalleri üreten ve aynı zamanda fiyat ve kalite düzeylerinin belirlenmesine yardımcı olan Commission for Coffee Cultivation and Promotion (Kahve Yetiştirme ve Tanıtım Komisyonu) kuruldu. 1868'de hükümet yaklaşık bir milyon kahve çekirdeği dağıttı ve sektörü daha da canlandırmak üzere Justo Rufino Barrios 1871'de iktidara geldiğinde kahveyi ekonominin bel kemiği haline getirdi. 1880'de kahve Guatemala'nın ihracatının yaklaşık %90’ını oluşturuyordu ve günümüzde de ülkenin en önemli gelir kaynaklarından biri olmaya devam etmektedir.

Guatemala kahve çekirdeğinin başlıca özelliklerinden biri, farklı bölgelerde yetiştiği için birbirinden belirgin şekilde ayrılan lezzetlere sahip olması; yani çeşitliliğidir. Kahve yetiştiricileri, dört temel bölgede kahve üretirler.

Antigua: Aktif volkanlarla dolu olan Guatemala’nın bu güney dağlık bölgesi, kahveye elma benzeri gevrek bir asitlik, tatlı çiçek notaları ve derin çikolata aromaları kazandırır.

Coban: Bu tropikal yağmur ormanı bölgesi; kahve çekirdeklerine genellikle hafif asitli, orta gövdeli ve tatlı meyve aromaları içeren bir lezzet katar.

Huehuetenango: Kuzeyde konumlanan mikro iklime sahip bu bölgede yetiştirilen kahve; şarabı andıran bir asidite ve zengin, tatlı lezzetlerden oluşur.

Atitlan: Bu bölgede volkanların çevresinde yetişen kahve; dolgun bir gövdeye, hoş bir asiditeye, zengin çiçek aromalarına ve karmaşık baharat notalarına sahiptir.

Genellikle yıkama yöntemiyle işlenen Guatemala kahvesinin hasadı ise bölge genelinde ağırlıklı olarak Aralık ile Nisan ayları arasında yapılır.

HONDURAS

Şimdiki durağımız Orta Amerika’nın en büyük kahve üreticisi olan Honduras.

Kahve endüstrisi 1800'lerde Orta Amerika'nın çoğunda altyapının büyümesini ve gelişmesini sağlarken, Honduras'ın kahve üretimi ancak 2001'den bu yana dikkat çekmeye ve bölge kahveleri ancak son zamanlarda fincanlarımıza girmeye başlamıştır.

1970 yılında kurulan Ulusal Kahve Enstitüsü, Instituto Hondureño del Café üretim kalitesini geliştirmek için çalışmaktadır ve tanımladığı altı bölgelerin her birinde yerel üreticilere yardımcı olmak için bir kahve tadım laboratuvarı bulunmaktadır.

2011 yılına kadar, Kosta Rika ve Guatemala'nın toplamından daha fazla kahve üretimi yapan Honduras’da ülke genelinde yaklaşık 110.000 aile kahve üretimine katılmaktadır.

Honduras, kahveleri yetiştirildikleri rakıma göre tanımlayan ve sınıflandıran El Salvador ve Guatemala'ya benzer bir sistem kullanıyor. 1.200m (3.900ft) üzerinde bir kahve, Strictly High Grown (SHG) ve 1.000m (3.300ft) üzerinde High Grown (HG) olarak tanımlanabilir.

Genellikle Kasım-Mart arası hasat dönemi olan ülkede Copan, Montecillos, Agalta, Opalaca gibi bölgelerde üretim yapılmaktadır. Honduras kahvelerinde bir dizi farklı aroma bulunur, ancak en iyileri genellikle karmaşık bir meyve kalitesine ve canlı bir asiditeye sahiptir.

PERU

Kahve ilk olarak 1740 ile 1760 yılları arasında, Peru Valiliği'nin ülkenin bugünkünden daha geniş bir alanı kapladığı bir zamanda ülkeye getirildi. İklim, büyük ölçekli kahve üretimi için çok uygun olmasına rağmen, ilk yüz yılda yetiştirilen tüm kahveler sadece yerel olarak tüketildi ve ilk kahve ihracatı 1887 yılına kadar başlamadı.

Peru'nun kahve endüstrisi yakın zamanda Fair Trade gibi sivil toplum kuruluşları tarafından idare edilmeye başladı ve günümüzde Peru'dan gelen kahvelerin büyük bir bölümü FT sertifikalı hale getirildi. Gittikçe daha fazla arazi kahveye ayrıldı ve 1980'de yaklaşık 62.000 hektar (154.000 dönüm) olan ekili alanlar bugün yaklaşık 95.000 hektar (235.000 dönüm) büyüklüklerine kadar erişti ve Peru şu anda dünyanın en büyük kahve üreticilerinden biri haline geldi. Yine de halen alt yapı eksiklikleri ve bilgiye erişim zorlukları ülkedeki üretim ve sonrasındaki ticaret için bazı engeller oluşturmaya devam etmektedir.

Ülkede kahve yetiştirilen bölgeler Cajamarca, Junin, Cusco ve San Martin’dir ve ağırlıklı olarak Mart-Eylül arasında hasat yapıldığı görülmektedir. Bölge kahveleri genellikle tatlı notalara ve güçlü gövdeye sahipken mayhoş meyve tatlarına ve yemiş notalarına da rastlamak mümkündür.

NIKARAGUA

İlk olarak 1790 yılında Katolik Misyonerler tarafından Nikaragua'ya getirilen kahve 1840’lı yıllara kadar küresel talepten tamamen uzak, sadece bir merak olarak yetiştirilmiştir.

1840 ile 1940 arasındaki yüz yıllık dönem, Nikaragua'da 'Kahve Patlaması' yılları olarak anılmaktadır ve bu süre zarfında kahvenin ekonomi üzerinde önemli etkileri gözlemlenmektedir. Bazı dönemlerde yaşanan politik ve ekonomik krizlere rağmen 90’lı yıllara gelindiğinde kahve halen ülkenin başlıca ihracat ürünüydü. Ancak 1999-2003 yılları arasında kahve fiyatlarında yaşanan çöküş kahve sektörüne yeniden büyük zarar verdi. Ülkedeki en büyük altı bankadan üçü, kahve krizine maruz kalma seviyeleri nedeniyle çöktü.

Günümüze dönersek, izlenebilirlik seviyesi oldukça yüksek, kalite odaklı bir üretim sürecine sahip ülkede ekilen bölgelerin başında Jinotega, Matagalpa ve Nueva Segovia gelmektedir. Aralık-Mart ayları arasında hasat edilen kahve çekirdekleri meyve tatları, orta ila pürüzsüz bir gövde ve parlak bir asitlik sunar. Bunun yanı sıra karamel, tatlı çikolata ve turunçgil elementlerine de rastlanabilmektedir.

Yorum yapın

Yorumların yayınlanabilmesi için onaylanması gerektiğini lütfen unutmayın